| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Burada yer alan yorumların sorumluluğu yorum sahiplerine aittir.Bu blogun görüşlerini değil direk yorum yapan kişilerin görüşlerini yansıtmaktadır.Ve bu yorumlar internetten çeşitli sitelerden derlenilmişlerdir... Burada yer alan yorumlardan dolayı blogumuz hiç bir sorumluluk üstlenmemektedir.Gerekli hallerde yorum sahipleri veya ilgili kişilerin müracatları sonucu herhangi bir yorum blogdan silinecektir...

YORUMDAR

Devlet 350 milyon TL YORUMLAR

PEYNİR EKMEK GİBİ YEŞİL KART DAĞITACAKLARINA, ADAM GİBİ PRİMLERİNİ YATIRANLARI KORUSUNLAR. BUNLARIN YAPTIĞI NE ADALETE NE DE HUKUKA SIĞAR. BEN KALP HASTASIYIM, EMEKLİ MAŞIMIN YARISI İLAÇ PARASINA GİDER. ALLAH BİLİĞİ GİBİ YAPSIN ONLARI.

hulisi akkurt - hürriyet gazetesi okuru

Devlet 350 milyon TL YORUMLAR

akp ile fark yaratın. şimdi ne olacak benim çocuğum hasta okadar sene çalışmışım vergimi vermişim 430 tl ilaçları tutuyo ben alıyorum 750 tl nabıcam ben sadece içime ağlıyorum.

cem arslan - hürriyet gazetesi okuru

 

Devlet 350 milyon TL Yeşil Kart borcu taktı, eczacılar ilacı kesti

2 Şubat’tan itibaren ilaç ödemeleri sosyal güvence kapsamından çıkacak, ilaç paralarının cepten ödenmesi gündeme gelecek. Çolak, Sağlık Bakanlığı, Maliye bakanlığı ve SGK ile sorunların çözümü için birçok adım attıklarını söyleyerek , "Yeşil Kart ödemelerinde 2007’den devreden alacakların miktarı 350 Milyon TL Konsolide bütçe ve Yeşil Kart geri ödeme sürelerindeki bu gecikme ve ödemelerde yaşanan diğer sıkıntılarla eczaneler ticari riskin altına sokulmaktadır" dedi.

Çolak, taleplerini ise şöyle sıraladı: "Muayene ücretinin eczaneler aracılığıyla tahsili uygulamasının sonlandırılması, Türk Eczacıları Birliği’ne verilen sözleşme yapma yetkisinin mutlak olarak tanınması, 6197 sayılı yasa değişikliğine ilişkin yasa tasarısından eczacı-eczacı ortaklığının geri çekilmesi, avans uygulamasının hayata geçirilmemesi, yüzde 100 ödeme yapılması, kamu kurum ıskontoları yükünün eczacı üzerinden kaldırılması, eczanelerin 1’inci basamak sağlık kuruluşu olarak değerlendirilmesi, reçete dağıtım sisteminin devamı, hastanelerde eczacı istihdamı sağlanması, günübirlik tedavi uygulamasının kaldırılması ile reçete onay sisteminin kesintisiz ve verimli çalışmasının sağlanması gerekmektedir."

Memur ve Yeşil Kartlı ayakta tedavide 3-10 TL pay ödeyecek

2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi ile uygulamaya konan, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile yeşil kartlılardan tedavi katılım payı alınması uygulamasıyla ilgili esaslar belirlendi. Buna göre, memurlar ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler ile yeşil kartlılar, ayakta tedavilerinde hekim ve diş hekimi muayenelerinde, protez, ortez ve tıbbi malzeme kullanımlarında ve yardımcı üreme yöntemi tedavilerinde katkı payı ödeyecekler. Muayene katılım payı, ikinci basamak sağlık kurumlarında 3 TL, eğitim ve araştırma hastanelerinde 4 TL, üniversite hastanelerinde 6 TL, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında ise 10 TL olarak uygulanacak. Birinci basamak resmi sağlık kuruluşlarında yapılan muayene ile aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde aile hekimi muayenelerinden katılım payı alınmayacak. Acil poliklinik muayene ücreti de katılım payına dahil olacak.

 

hürriyet gazetesi

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

düşünülüyorsa ozaman bunun amacının ne olduğunu anlayamıyormusunuz. kamuda özelde insanlar günde 9-10 hatta 12 saat çalışmak zorunda kalabiliyorlar.bu zaman zarfında ibatedlerini yapmak için zaman ve mekan ayarlanmalı. ancak okullarda bırakın çocuklar ilim öğrensinler. ülkeye yararlı olmayı öğrensinler. işinize geldiğinde avrupayı örnek alın gelmeyince ecnebi cavur diyin. olmaz. lütfen diiaktlice düşünelim

Ozan Dülgeroğlu - haber7.com okuru

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

Yeter Ya

Okul ile ibadethane ayrı ayrı kavramlardı zati dini temsilen dins dersleri burada gösterilmekde olup şeriata ilk adımı akp bağıra bağıra bunu yapmakdatır. Bizi Kapatamazlar gibi bi hisse kapanıp inadına yanlış bi adımı hala atmaktadır. Türbanı soktu çıkardı şimdi camiyi sokup çıkartmaya çalışacak apaçık ve nettir bu gündemi başka yere süreklemek istedikleride ap açık milletin inançlarını düşüneceğine ülkedeki durumu göz önünde bulundursun bu kadarına pes artık yeni bi kriz kapıda millete hayırlı olsun

Hakan altan - Haber7.com okuru

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

Az önce Cuma namazındaydım. Cuma fetvasının konusu yangınlardı. Yahu bırakın da herkes işini yapsın. Camiye gidiyorsun, ilim-bilim anlatılıyor, okula gidiyorsun din anlatılıyor. Her şey yerinde yapılmalı. Ben hristiyanların okula haçıyla gireceği bir okulu kabul etmiyorum.

Düşünen türk - haber7.com okuru

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

Birileri Böyle yaparak dığerlerını karsılarına alarak Bızlerı mazlum bır hale donusturerek

Sonra uzerımızden sıayset yapmaya calısıyorlar.Artık Dınınızle sıyaset gudenlerı engelleyın.Onlara ımkan vermeyın.Engın temız Kımse namaz kılınmasın demıyor kı.BAkın sıze bır sey dıyım.Unıvesıtelerın bır coğunda ozellıkle sınıflarda ATATURK ve TURK bayrağıda Goremezsınız.Unıversıteler bellı bır kesmı ağırlamaz.Sız hala sıyaset derdındesınız.İslam dını hepımızın yaşayalım yaşatalım.Vatan sevgısını MHP ye bırakmadığınız gıbı Dını yasayısımızıda AKP ye bırakmayn.Butun değerlere sahıp cıkın.Ama aklı selım olark

Orhan kurtaran - haber7.com okuru

Şimdi de okullarda ibadet hakkı tasarısı çıktı.

Halkın gerçek gündemine dönmesini istemeyenler halkımızı oyalayacak yeni bir konu buldu.Henüz yenice bir anayasa mahkemesi sürecinden kıl payı fark ile çıkmamıza rağmen hala din üzerinden siyaset anlayışının değişmemesi çok düşündürücü... 

Edibe Sözen'in hazırladığı "Gençleri Koruma Yasası"nda Avrupa'daki gibi okullarda ibadethane açılması kısmını öne çıkartıp, kaşıyayarak krize dönüştürmek isteyen zihniyet yasayı bu maddeye indirgerken, okullarda ibadet hakkının Türkiye'de uygulanamayacağını savunanlar da var. Sorun da size komik gecelecek ama kabaca özetlersek, "abdest ve Namaz'ın Avrupa Standartlarında bir ibadet olmaması".  

Nagehan Alçı'nın köşe yazısı

Muhafazakâr bir toplumuz. Daha doğrusu geleneklerimize bağlıyız. Din bir çoğumuzun hayatında önemli bir yer tutuyor. Ancak buna rağmen AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen’in hazırladığı ‘Gençleri Koruma Kanun Tasarısı’ epey gürültü çıkaracak gibi görünüyor.

* * *

Öncelikle kısaca meseleyi hatırlatalım: Efendim, Edibe Sözen bir yıl boyunca uğraşmış, didinmiş, Almanya’daki yasaları incelemiş ve bir tasarı hazırlamış. Bu tasarıyı önceki gün Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’na sundu. Tasarının çok tartışılacak maddeleri var. Bunların içinde en önemlisi okullarda, farklı inançlara uygun ibadethaneler açılması.

* * *

Kahvaltıda laiklik kaygısı içip, akşam yemeğinde şeriat kâbuslarını ısmarlayanlar için biçilmiş kaftan bir madde bu. Şimdi tüm ‘laikiz ve laik kalacağız’ andı içenler bu maddenin üzerine klasik argümanları ile gidecek ve yine hükümetin popülist argümanları ile geri püskürtüleceklerdir. Oysa meseleye öncelikle biraz evrensel bakmakta fayda var.

* * *

Okullarda ibadet meselesi Batı dünyasını da uzun yıllardır meşgul ediyor. AB ülkelerinde özellikle son yıllarda Müslüman göçmenlerin seslerinin daha çok çıkması ile ‘okullarda namaz kılınabilir mi?’ tartışması başladı. Almanya’da geçtiğimiz yıl içinde bir öğrenci ibadet etme hakkını istediği gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. Mahkeme öğrencinin, okulda günde bir kez olmak koşuluyla namaz kılabileceğine, okul yönetiminin kendisine yer göstermesi gerektiğine karar verdi. Normalde Almanya’daki devlet okullarında öğrenciler için ibadet saati bulunmuyor.

* * *

Diğer AB ülkelerine bakarsak... Fransa, İsveç, Lichtenstein, Estonya, İzlanda, İtalya ve Portekiz’de okullarda ibadet edilmiyor. Malta, Yunanistan, Avusturya, Kıbrıs Rum Kesimi ve İngiltere’de ise eğitim süresi içinde okullarda dua vakitleri var.

* * *

Ancak konu hala birçok Avrupa ülkesinde büyük tartışmalara yol açıyor. Örneğin 1995’te Almanya’nın Karlsruhe kentinde mahkeme, okullarda haç takılmasını yasakladı. Gerekçe olarak da haçın öğrencinin iç dünyasını etiketleyeceği gösterildi. Ancak aynı Alman yargısı 2003’te bir Müslüman öğretmenin okulda türban takma isteğini kabul etti. Gördüğünüz gibi dinin okullarda yaşanması ve yansıtılması konusunda bir fikir birliği yok.

* * *

Gelelim Amerika’ya... Orada da tartışma sürüyor. 1948’de ABD Temyiz Mahkemesi ‘devlet ve din işlerinin birbirinden ayrılması’ prensibini gerekçe göstererek okullarda duayı kaldırdı. 1962’de bu kararını ‘okullarda ibadet anayasaya aykırıdır’ diyerek pekiştirdi. 1963’te okullarda İncil okumak yasaklandı.1980’de ise mahkeme Hıristiyanlığın 10 Emrini okul duvarlarına asmayı anayasa ihlali gördüğünü açıkladı.

* * *

Amerika’daki devlet okullarında durum böyle. Bu yüzden muhafazakârlar arasında ateşli tartışmalar sürüyor. Bir kısım çevreler çocuklarını istedikleri gibi bir inanç eğitimi almaları için özel okullara yolluyor. Bu tepkilere ise liberal çevreler karşı çıkıyor ve okullarda inanç ibrazı ve uygulanmasının etiketleme olduğunu, dolayısıyla insan haklarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürüyorlar.

* * *

Edibe Sözen’in Türkiye’deki okullarda ibadethane açılmasını öngördüğü kanun tasarısını bu karşılaştırmalar eşliğinde tartmakta fayda var.

* * *

Öncelikle hatırlayalım: Yukarıda bahsi geçen ülkelerin tümünün halkı Hıristiyan. Tabii ki göçmen olarak gelen ya da kuşaklardır oralarda yerleşik diğer inanç grubunda insanlar da bu coğrafyalarda mevcut ancak çoğunluğu göz önünde bulundurmamız gerek. Hıristiyanlıkta dua İslam’da olduğu gibi günde 5 kez, belli saatlerde yapılmıyor. Saatleri esnek, abdest-namaz gerektirmiyor. Kısacası salt pratik açıdan baktığımızda Müslüman öğrencilere ibadet imkanı sağlamak daha çetrefil.

* * *

Her şeyden önce ibadet imkanı sağlamak 5 vakit (okul vakti içindeki süreye göre 1-2 kez) namaza müsamaa göstermek demek. Bu da ders saatlerinin altüst olması anlamına gelir. Yalnızca bu kadar da değil. Zaten etnik ve geleneksel baskının altında büyüyen, bu ülkenin vatandaşı olan ama Müslüman olmayan ya da Müslüman bir aileden bile gelse ibadet etmeyen öğrenciler namaz vakitlerinde ne yapacak? Kendilerini yalnız hissetmeyecekler mi? Bu psikolojik bir baskıya yol açmayacak mı?

* * *

Peki ya abdest meselesi? Okul tuvaletleri ayaklarını lavaboya sokan öğrencilerden geçilmezse ne olacak? Bir süre sonra ayakkabıyı, çorabı çıkarmak zor deyip terlikle okula gelmeye kalkan olursa okul yönetimi ‘abdest var ama terlik yok’ mu diyecek?

* * *

Kısacası Sözen’in önerdiği ve bazı Hıristiyan ülkelerde çok daha rahat uygulanır olan ibadet meselesi zaten başından beri din ile bir türlü doğru elektriği yakalayamayan bizim toplumda iyice gerginlik yaratır. Bari laiklik, türban derken elektrik teli gibi gerilen yetişkinlerin arasına çocukları da katmayalım...

* * *

Bütün ülke din motifli iç sıkıntılı meselelerden fenalık geçiriyor. Üniversitelerin türban nedeniyle yaşadıkları ortada. Şimdi sıra çocuklara mı geldi? Siz hiç alenen dinin girdiği ve politikleştirilmeyen bir alan gördünüz mü? Hayal kurmayı bırakın!

nagehan@nagehanalci.com

(Akşam)

Emniyet bu görüntüyü savundu! YORUMLAR

Bu müdürün kendi çocuğu yok herhalde, 22 yaşında bir gence, gözünü kırpadan kurşun sıkan bu serseri katile resmen müsamaha gösteriliyor. O öldürülen çocuk sizin kendi çocuğunuz olsaydı yine kelepçe vurmazmıydınız, yine arkasını sıvazlayanları hoşgörüyle karşılarmıydınız, yine muhabirlere çamur atarmı

Hayri Manavoğlu - Vatan okuru

Polis vurduğu gencin ölmesini izledi! YORUMLAR

arkadaş dayanışması öylemi peki o pskopatı cezaevine kahraman gibi ugurluyan memurlardan birinin kardeşini biri böyle pskopatça öldürse acaba o öldüren cezaevine giderken eş dostuyla sarılmasına müsade edermiydiniz sayın emniyet yetkilileri

Mehmet mehmet - Vatan okuru