| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Burada yer alan yorumların sorumluluğu yorum sahiplerine aittir.Bu blogun görüşlerini değil direk yorum yapan kişilerin görüşlerini yansıtmaktadır.Ve bu yorumlar internetten çeşitli sitelerden derlenilmişlerdir... Burada yer alan yorumlardan dolayı blogumuz hiç bir sorumluluk üstlenmemektedir.Gerekli hallerde yorum sahipleri veya ilgili kişilerin müracatları sonucu herhangi bir yorum blogdan silinecektir...

YORUMDAR

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

düşünülüyorsa ozaman bunun amacının ne olduğunu anlayamıyormusunuz. kamuda özelde insanlar günde 9-10 hatta 12 saat çalışmak zorunda kalabiliyorlar.bu zaman zarfında ibatedlerini yapmak için zaman ve mekan ayarlanmalı. ancak okullarda bırakın çocuklar ilim öğrensinler. ülkeye yararlı olmayı öğrensinler. işinize geldiğinde avrupayı örnek alın gelmeyince ecnebi cavur diyin. olmaz. lütfen diiaktlice düşünelim

Ozan Dülgeroğlu - haber7.com okuru

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

Yeter Ya

Okul ile ibadethane ayrı ayrı kavramlardı zati dini temsilen dins dersleri burada gösterilmekde olup şeriata ilk adımı akp bağıra bağıra bunu yapmakdatır. Bizi Kapatamazlar gibi bi hisse kapanıp inadına yanlış bi adımı hala atmaktadır. Türbanı soktu çıkardı şimdi camiyi sokup çıkartmaya çalışacak apaçık ve nettir bu gündemi başka yere süreklemek istedikleride ap açık milletin inançlarını düşüneceğine ülkedeki durumu göz önünde bulundursun bu kadarına pes artık yeni bi kriz kapıda millete hayırlı olsun

Hakan altan - Haber7.com okuru

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

Az önce Cuma namazındaydım. Cuma fetvasının konusu yangınlardı. Yahu bırakın da herkes işini yapsın. Camiye gidiyorsun, ilim-bilim anlatılıyor, okula gidiyorsun din anlatılıyor. Her şey yerinde yapılmalı. Ben hristiyanların okula haçıyla gireceği bir okulu kabul etmiyorum.

Düşünen türk - haber7.com okuru

Okullarda ibadet hakkı tasarısı YORUMLAR

Birileri Böyle yaparak dığerlerını karsılarına alarak Bızlerı mazlum bır hale donusturerek

Sonra uzerımızden sıayset yapmaya calısıyorlar.Artık Dınınızle sıyaset gudenlerı engelleyın.Onlara ımkan vermeyın.Engın temız Kımse namaz kılınmasın demıyor kı.BAkın sıze bır sey dıyım.Unıvesıtelerın bır coğunda ozellıkle sınıflarda ATATURK ve TURK bayrağıda Goremezsınız.Unıversıteler bellı bır kesmı ağırlamaz.Sız hala sıyaset derdındesınız.İslam dını hepımızın yaşayalım yaşatalım.Vatan sevgısını MHP ye bırakmadığınız gıbı Dını yasayısımızıda AKP ye bırakmayn.Butun değerlere sahıp cıkın.Ama aklı selım olark

Orhan kurtaran - haber7.com okuru

Şimdi de okullarda ibadet hakkı tasarısı çıktı.

Halkın gerçek gündemine dönmesini istemeyenler halkımızı oyalayacak yeni bir konu buldu.Henüz yenice bir anayasa mahkemesi sürecinden kıl payı fark ile çıkmamıza rağmen hala din üzerinden siyaset anlayışının değişmemesi çok düşündürücü... 

Edibe Sözen'in hazırladığı "Gençleri Koruma Yasası"nda Avrupa'daki gibi okullarda ibadethane açılması kısmını öne çıkartıp, kaşıyayarak krize dönüştürmek isteyen zihniyet yasayı bu maddeye indirgerken, okullarda ibadet hakkının Türkiye'de uygulanamayacağını savunanlar da var. Sorun da size komik gecelecek ama kabaca özetlersek, "abdest ve Namaz'ın Avrupa Standartlarında bir ibadet olmaması".  

Nagehan Alçı'nın köşe yazısı

Muhafazakâr bir toplumuz. Daha doğrusu geleneklerimize bağlıyız. Din bir çoğumuzun hayatında önemli bir yer tutuyor. Ancak buna rağmen AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen’in hazırladığı ‘Gençleri Koruma Kanun Tasarısı’ epey gürültü çıkaracak gibi görünüyor.

* * *

Öncelikle kısaca meseleyi hatırlatalım: Efendim, Edibe Sözen bir yıl boyunca uğraşmış, didinmiş, Almanya’daki yasaları incelemiş ve bir tasarı hazırlamış. Bu tasarıyı önceki gün Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’na sundu. Tasarının çok tartışılacak maddeleri var. Bunların içinde en önemlisi okullarda, farklı inançlara uygun ibadethaneler açılması.

* * *

Kahvaltıda laiklik kaygısı içip, akşam yemeğinde şeriat kâbuslarını ısmarlayanlar için biçilmiş kaftan bir madde bu. Şimdi tüm ‘laikiz ve laik kalacağız’ andı içenler bu maddenin üzerine klasik argümanları ile gidecek ve yine hükümetin popülist argümanları ile geri püskürtüleceklerdir. Oysa meseleye öncelikle biraz evrensel bakmakta fayda var.

* * *

Okullarda ibadet meselesi Batı dünyasını da uzun yıllardır meşgul ediyor. AB ülkelerinde özellikle son yıllarda Müslüman göçmenlerin seslerinin daha çok çıkması ile ‘okullarda namaz kılınabilir mi?’ tartışması başladı. Almanya’da geçtiğimiz yıl içinde bir öğrenci ibadet etme hakkını istediği gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. Mahkeme öğrencinin, okulda günde bir kez olmak koşuluyla namaz kılabileceğine, okul yönetiminin kendisine yer göstermesi gerektiğine karar verdi. Normalde Almanya’daki devlet okullarında öğrenciler için ibadet saati bulunmuyor.

* * *

Diğer AB ülkelerine bakarsak... Fransa, İsveç, Lichtenstein, Estonya, İzlanda, İtalya ve Portekiz’de okullarda ibadet edilmiyor. Malta, Yunanistan, Avusturya, Kıbrıs Rum Kesimi ve İngiltere’de ise eğitim süresi içinde okullarda dua vakitleri var.

* * *

Ancak konu hala birçok Avrupa ülkesinde büyük tartışmalara yol açıyor. Örneğin 1995’te Almanya’nın Karlsruhe kentinde mahkeme, okullarda haç takılmasını yasakladı. Gerekçe olarak da haçın öğrencinin iç dünyasını etiketleyeceği gösterildi. Ancak aynı Alman yargısı 2003’te bir Müslüman öğretmenin okulda türban takma isteğini kabul etti. Gördüğünüz gibi dinin okullarda yaşanması ve yansıtılması konusunda bir fikir birliği yok.

* * *

Gelelim Amerika’ya... Orada da tartışma sürüyor. 1948’de ABD Temyiz Mahkemesi ‘devlet ve din işlerinin birbirinden ayrılması’ prensibini gerekçe göstererek okullarda duayı kaldırdı. 1962’de bu kararını ‘okullarda ibadet anayasaya aykırıdır’ diyerek pekiştirdi. 1963’te okullarda İncil okumak yasaklandı.1980’de ise mahkeme Hıristiyanlığın 10 Emrini okul duvarlarına asmayı anayasa ihlali gördüğünü açıkladı.

* * *

Amerika’daki devlet okullarında durum böyle. Bu yüzden muhafazakârlar arasında ateşli tartışmalar sürüyor. Bir kısım çevreler çocuklarını istedikleri gibi bir inanç eğitimi almaları için özel okullara yolluyor. Bu tepkilere ise liberal çevreler karşı çıkıyor ve okullarda inanç ibrazı ve uygulanmasının etiketleme olduğunu, dolayısıyla insan haklarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürüyorlar.

* * *

Edibe Sözen’in Türkiye’deki okullarda ibadethane açılmasını öngördüğü kanun tasarısını bu karşılaştırmalar eşliğinde tartmakta fayda var.

* * *

Öncelikle hatırlayalım: Yukarıda bahsi geçen ülkelerin tümünün halkı Hıristiyan. Tabii ki göçmen olarak gelen ya da kuşaklardır oralarda yerleşik diğer inanç grubunda insanlar da bu coğrafyalarda mevcut ancak çoğunluğu göz önünde bulundurmamız gerek. Hıristiyanlıkta dua İslam’da olduğu gibi günde 5 kez, belli saatlerde yapılmıyor. Saatleri esnek, abdest-namaz gerektirmiyor. Kısacası salt pratik açıdan baktığımızda Müslüman öğrencilere ibadet imkanı sağlamak daha çetrefil.

* * *

Her şeyden önce ibadet imkanı sağlamak 5 vakit (okul vakti içindeki süreye göre 1-2 kez) namaza müsamaa göstermek demek. Bu da ders saatlerinin altüst olması anlamına gelir. Yalnızca bu kadar da değil. Zaten etnik ve geleneksel baskının altında büyüyen, bu ülkenin vatandaşı olan ama Müslüman olmayan ya da Müslüman bir aileden bile gelse ibadet etmeyen öğrenciler namaz vakitlerinde ne yapacak? Kendilerini yalnız hissetmeyecekler mi? Bu psikolojik bir baskıya yol açmayacak mı?

* * *

Peki ya abdest meselesi? Okul tuvaletleri ayaklarını lavaboya sokan öğrencilerden geçilmezse ne olacak? Bir süre sonra ayakkabıyı, çorabı çıkarmak zor deyip terlikle okula gelmeye kalkan olursa okul yönetimi ‘abdest var ama terlik yok’ mu diyecek?

* * *

Kısacası Sözen’in önerdiği ve bazı Hıristiyan ülkelerde çok daha rahat uygulanır olan ibadet meselesi zaten başından beri din ile bir türlü doğru elektriği yakalayamayan bizim toplumda iyice gerginlik yaratır. Bari laiklik, türban derken elektrik teli gibi gerilen yetişkinlerin arasına çocukları da katmayalım...

* * *

Bütün ülke din motifli iç sıkıntılı meselelerden fenalık geçiriyor. Üniversitelerin türban nedeniyle yaşadıkları ortada. Şimdi sıra çocuklara mı geldi? Siz hiç alenen dinin girdiği ve politikleştirilmeyen bir alan gördünüz mü? Hayal kurmayı bırakın!

nagehan@nagehanalci.com

(Akşam)

Emniyet bu görüntüyü savundu! YORUMLAR

Bu müdürün kendi çocuğu yok herhalde, 22 yaşında bir gence, gözünü kırpadan kurşun sıkan bu serseri katile resmen müsamaha gösteriliyor. O öldürülen çocuk sizin kendi çocuğunuz olsaydı yine kelepçe vurmazmıydınız, yine arkasını sıvazlayanları hoşgörüyle karşılarmıydınız, yine muhabirlere çamur atarmı

Hayri Manavoğlu - Vatan okuru

Polis vurduğu gencin ölmesini izledi! YORUMLAR

arkadaş dayanışması öylemi peki o pskopatı cezaevine kahraman gibi ugurluyan memurlardan birinin kardeşini biri böyle pskopatça öldürse acaba o öldüren cezaevine giderken eş dostuyla sarılmasına müsade edermiydiniz sayın emniyet yetkilileri

Mehmet mehmet - Vatan okuru

Polis vurduğu gencin ölmesini izledi! YORUMLAR

Artık iş bulmakta güçlük çeken gençleri sorun yaratmasınlar diye kadroya katan emniyetin bu politikasının ne denli yanlış olduğu ortada... Ego tatmini yaşayanları tespit edip derhal kadro dışına çıkarmalılar.

Bahar Öztürk

Dehşet saçan polis için uzmanlar ne dedi

UZMAN GÖRÜŞÜ


Arif Verimli Psikiyatr-Yeditepe Üniversitesi :

Ağır gidiyorum diye silahlarıyla tehdit ettiler

Bu olayın asla küçümsenmemesi, münferit olarak değerlendirilmemesi gerekir. Burada polis olanların yeterli psikiyatrik muayeneden geçmemiş olmasının getirdiği bir sonuç var. Polis adayının en az üç psikiyatrın olduğu bir kuruldan geçmesi gerekir. Yani psikopat biri daha işin başındayken ayıklanmalıdır. Yaşadığım olayı anlatayım. Bir yıl önce İncirlik’e giderken yolun sağından ağır gidiyorum diye aracı sağa çekmem istendi ve 3 çevik kuvvet üniformalı genç delikanlı arabalarından inip yanıma geldi. İkisi silahını kılıfından çıkarttı yüksek sesle “Sen ne yapıyorsun?” diye sordu. Bunu İstanbul’da ben yaşıyorsam, bir vatandaş daha ağırını yaşar. Çevik kuvvet ve toplum polislerinin tecrübe ve eğitimlerinin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Önemli bir kısmı üniformayı giyince kanunsuz ve sınırsız bir güce sahip olduklarını düşünüyor.

Hasan Yücesan Emekli Emniyet Müdürleri Dern. Bşk. : Polisin eşini gece çıkaracak parası bile yok

Polisler bunalımda. Maaşları çok düşük. Ceplerinde para yok. Evine ekmek götüremiyor. Karısını alıp bir yere gidemiyor, eşiyle başbaşa dans ederken göremezsiniz çünkü parası yoktur. Ülkedeki tüketim çılgınlığının içinde eşi ve çocuklarının ihtiyaçlarına cevap veremeyen polis komplekse girebilir. Yeterli oranda izin kullanamadığı için sosyal ilişkilere de giremez. Ayrıca terörle mücadelenin yaşandığı bir ortamda polisler resmi kıyafetleriyle terör örgütlerinin direkt hedefidir. Bu bile üzerlerinde bir baskı oluşturur. Bütün bu yaşananlar polisi bunalıma sokar. Ayrıca polis memurlarına psikolojik test de uygulanmıyor. Ben 41 yıllık görev süremde böyle bir teste tabi olmadım. Böyle bir uygulamaya da rastlamadım.
Vatan

Emniyet bu görüntüyü savundu!

ktlpo İstanbul Emniyet Müdürlüğü, durduk yerde cinayet işleyen polis Mustafa Atasoy’a Adliye çıkışı yapılan farklı muameleyi görüntüleyen gazetemize yönelik açıklama yaptı. Tutuklama kararının ardından Atasoy’a kelepçe bile takılmamış, meslektaşları sırtını sıvazlayıp “Geçmiş olsun” diyerek cezaevine uğurlamıştı. Emniyet’in açıklamasında, Bahçelievler’de polis memuru Mustafa Atasoy’un silahının kavga sırasında yaşanan boğuşmada patladığı ileri sürülerek şunlar kaydedildi:

“Son günlerde yazılı basında polise yönelik objektif olmayan haksız, yalan, yanlış ve hakarete varan, muhabirlerin şahsi değerlendirmelerine bağlı olarak haber adı altında polisi yıpratıcı haberlere yer verilmektedir. Murat Atasoy, memur olduğundan ve kaçma şüphesi bulunmadığından kelepçe takılmamış, arkadaşları tarafından sarılarak cezaevine uğurlanmasının arkadaş dayanışması olarak değerlendirilmesi gerekir. Neticede polis de bir insandır. Kusuru var ise adli-idari sistem içerisinde soruşturularak, adalete tevdi edilmekte ve yargının vereceği kararı beklemek gerekmektedir.”